Kemerburbaz’daki İmar Planları hakkında yeni gelişme: Bilirkişi raporu son noktayı koydu

Kemerburbazdaki imar planlari hakkinda yeni gelisme bilirkisi raporu son noktayi koydu IqqcaUsx
Kemerburbaz’daki İmar Planları hakkında yeni gelişme: Bilirkişi raporu son noktayı koydu

Kemerburgaz Uzun Kemer çevresine ilişkin imar planı değişikliklerine karşı açılan davada bilirkişi raporu hazırlandı. İstanbul 19. İdare Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında hazırlanan raporda, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliklerinin, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı vurgulandı. Bilirkişi heyeti, tarihi su yolları ve tarım alanlarını barındıran bölgenin yoğun yapılaşmaya açılmasının üst ölçekli planları ve koruma kararlarını ihlal ettiğini tespit etti.

Raporda, dava konusu alanın plan değişikliği öncesinde büyük ölçüde tarım alanı, bir bölümünün ise plansız alan niteliğinde olduğu anımsatıldı. Söz konusu bölgenin, 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda, “Gelişimi ve Yoğunluğu Denetim Altında Tutulacak Alan” olarak tanımlandığına işaret edilen raporda, buna rağmen 2025 yılında yapılan değişiklikle alanın önemli bir kısmının konut, ticaret + konut ve kamu hizmet alanına dönüştürüldüğü aktarıldı.

Heyet, bu kararların üst ölçekli planlara aykırı olduğunu ve plan hiyerarşisini ihlal ettiğini belirtti. Alanın “tarımsal niteliğini kaybettiği” gerekçesiyle yapılaşmaya açılmasını eleştiren bilirkişiler, bu yaklaşımın kamu yararından ziyade arazinin ekonomik değerini artırmaya odaklandığını ifade etti.

Raporda, yoğun yapılaşmanın tarım alanlarının kaybına yol açacağı, nüfus ve araç yoğunluğunu artıracağı, Kırkçeşme Galeri Hattı ile Su Kuşakları Koruma Bandı üzerinde de baskı oluşturacağı uyarısı yapıldı.

‘KORUMA KURULU KARARI ÇİĞNENDİ’

Tarihi Uzun Kemer (Kırkçeşme Su Yolu Sistemi) çevresindeki koruma hükümlerine de dikkat çekilen raporda, İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararlarına atıf yapıldı.

Kurul kararına göre, tarihi yapının 0-25 metre bandında hiçbir surette yapılaşma yapılamayacağı, 25-50 metre bandında ise yalnızca peyzaj düzenlemesine izin verilebileceği hatırlatıldı. Ancak dava konusu planlarda 25-50 metre bandının, “Konut ve Ticaret + Konut Alanı” olarak tanımlandığı ve bu durumun Koruma Kurulu kararına açıkça aykırılık teşkil ettiği saptandı.

‘SOSYAL DONATI VE ALTYAPI ANALİZLERİ YETERSİZ’

Planların yalnızca konut üretimine odaklandığı belirtilen bilirkişi raporunda, yeni gelecek nüfusun ihtiyaç duyacağı eğitim, sağlık, kültür ve sosyal donatı alanlarına ilişkin yeterli analizlerin yapılmadığı kaydedildi. Kişi başına düşen yeşil alan miktarının yasal standartların altında kaldığı, ulaşım çözümlerinin yetersiz olduğu ve otopark ihtiyacının hesaplanmadığı teknik verilerle ortaya konuldu.

‘PLANLAR KAMU YARARINA AYKIRI’

Her iki plan ölçeğinin gerektirdiği ayrıntılı analizlerin yapılmadığını ve plan raporlarının büyük ölçüde birbirinin tekrarı olduğunu belirten bilirkişi heyeti, sonuç bölümünde dava konusu planların, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, planlama tekniklerine, kamu yararına ve üst ölçekli plan kararlarına uygun olmadığı kanaatine vardı.

İstanbul’un tarihi su yapıları, doğal yaşamı ve tarım alanlarının korunmasının hukuki, toplumsal ve çevresel bir sorumluluk olduğu vurgulanan raporda, ilgili kurumların mahkeme sürecindeki teknik ve hukuki tespitleri dikkate alarak planlama kararlarını yeniden değerlendirmesi gerektiği ifade edildi.

yok

Author: Tolga Şahin